Kişinin psikoterapiye başlama nedeni mevcut problemi (psikolojik semptomatoloji) bireylerarası bozuk ilişkilerden kaynaklıdır. Bu nedenle psikoterapide hedef kişinin çarpık olmayan, doyurucu bireylerarası ilişkilerin nasıl geliştirileceğini öğrenmesidir. Bununla birlikte psikoterapi grubu  katı yapısal kısıtlamalarla engellenmez ve her hastanın toplumsal evrenin minyatür hale getirilmiş bir temsiline dönüşür. 

Grup katılımcıları,  diğerlerinden elde edilen geribeslem ve iç gözlem yolu ile; 

  • Kendi bireylerarası davranışlarının önemli yönlerini 
  • Kendilerinin güçlü  yönlerinin 
  • Bireylerarası sınırlarının 
  • Bireylerarası çarpıtmalarının 
  • Uyumsuz davranışlarının farkına varırlar.

Bunlara ek olarak geri beslem ve iç gözlem yolu ile grup üyeleri; 

1.Davranışı acısından daha iyi bir gözlemci olur. 

2.Davranışıının etkilerini şu yönlerden değerlendirir; 

  • Diğerlerinin duyguları 
  • Diğerlerinin onlara ilişkin kanıları 
  • Diğerlerinin kendileri hakkında edindiği kanılar.

Yukarıda anlatılan geri beslem ve iç gözlem zincirinin farkına varan kişi, bunlardan kaynaklanan kişisel sorumluluğun da farkına varmaya başlar. Ancak kişisel sorumluluğu kabullenen bireyler, bireylerarası ilişiler dünyasının biçimlenmesi ve ardından bu keşfin sonuçları ile baş edebilmektedir. Meydana gelen değişim küçükte olsa, kişi şuana kadar söz konusu davranışı engelleyen, korkulan bazı felaketlerin hatalı düşünceler olduğunu kavrar.

Değişimin gerçekleşme olasılığı neye bağlıdır? 

  • Hastanın değişim güdülenimi ve mevcut davranış tarzının doğurduğu kişisel rahatsızlık ve doyumsuzluğun derecesi 
  • Hastanın gruba katılımı 
  • Hastanın karakter yapısı katılığı  
  • Bireylerarası davranış biçiminin katılığı

Kişinin grupta öğrendiği davranış, sosyal çevresine taşınır ve hastanın grup dışındaki bireylerarası davranışlarında değişiklikler ortaya çıkar. Grup katılımcıları kişinin sergilediği davranışa olumlu tepki verir ve hastaya karşı daha fazla onay ve kabul gösterirler. Bu durum sonucu sosyal kaygı azalırken, kişinin özsaygısı artar ve değişim için daha da cesaretlenir.